İçeriğe geç

ROMA

Ey Romalılar,
Şaka lan şaka, ne romalısı. Ama uykusuz bir gecede, cevabını bilmediğim sorularla boğuşup, garip tesadüflerle dolu bir sabahın ardından, az kalsın tüm cevapları şu dökme plastik romalı askerden alıyor olmak da sanırım hayatın bana bir şakası.
Ben her sabah evden çıkarken bir sürü dua ederim. Hayatta bana iyiliği dokunmuş insanların sağlığı için de çok dua ederim mesela. Daha doğrusu ederdim. Artık nasıl mübarek! bir adamsam, dua ettiğim insanlar birer birer rahmetli olmaya başlayınca anladım ki benim dua etmemem daha hayırlı olacak.
Neyse efendim, ben bir süredir -insanların daha uzun yaşamaları için- yukarıyla irtibatı kesmişken, artık bu sabah işler dayanılmaz ve içinden çıkılmaz boyuta gelince dedim ki bir selam edeyim. Eski ritüellerime uygun olarak, işe gitmek için dışarı çıkıp, dairemin kapısını kilitledikten sonra “yaw rabbim?” dedim. “sen biliyorsun işte durumları, bana bir işaret falan? Olma mı?”
Arkadaş, nasıl saatine denk geldiyse, ve nasıl esprili bir anına denk geldiyse, işareti bana belediye otobüsünde vermeyi uygun görmüş hamdolsun. Gayet ayakta yolcu dolu, ufak bir üsküdar otobüsünde, bir nevi Musa misali, yolcuları yara yara, taa en arka sıranın en ortasında mucizevi şekilde bomboş duran koltuğa oturmayı nasip etti bana. Ben ilahi senaryodan bi haber, ne kadar şanslı olduğuma sevinip koltuğuma yerleşirken “Al bakalım!!” deyip, tanımadığım birinin devasa cep telefonunun ekranından çaktı işareti gözüme Yüce Rabbim. Hiç adetim değildir insanların cep telefonlarını dikizlemek, yanlış anlama olmasın. Burada olan saniyelik bir şeydi, ekranda WhatsApp penceresinde tesadüfen onun yüzünün gözüme takılması, algının laps diye anında seçtiği o üç kelime “senin hakan abi bindi otobüse” ve hızla kafayı başka yöne çeviriş. Hepsi 1 saniyenin altında olmakla beraber, bıraktığı etki baya uzun sürdü. Yolculuğun geri kalanını pek net hatırlamıyorum, günlük refleksler şeklinde ilerlemişim.
Filmin yeniden başladığı sahnede masamda oturmuş, elimdeki şu plastik romalıyla birbirimize bakıyorduk. Kerata çok da manalı bakıyordu aslında, hani bir plastik için baya iddialı. Dedim ki birader, sen romalısın, madem bu kadar iddialı bakmayı da biliyorsun, hadi bir cevap ver bana?
-“Bizim Roma’da eski bir deyiş vardır bilir misin?” Dedi. “Abisin sen, abi kal”

Haddi lan, deyip çöpe attım kendisini. 1 santimlik plastik kılıcıyla bana ukalalık yapacak romalı daha anasından doğmamıştı..

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: