İçeriğe geç

SABAH TEYZESİ

Sabah denizotobüsü iskelesinde kulaklığımı takmış, bir yandan müziğimi dinleyip bir yandan da hatırı sayılır bir kalabalıkla beraber 7:55 gemisini beklerken sağ tarafımdan hafifçe dürtülüp yana itildim. İçimden söylenirken -ki başıma bela almak istemediğim için hep içimden söylenirim ben- beni iterek bir önüme geçenin 55-60 yaşlarında bir bayan olduğunu farkettim. Kısa, biçimli kesilmiş saçları, bir omuzunda resmi, diğerinde spor iki çantası, düzgün giyimiyle gayet bakımlı olan bu teyzenin niye beni ve arkamdaki diğer kurbanlarını iterek en öne geçmeye çalıştığını merak ederken teyze konuşmaya başladı. Kulaklıklarım takılı olduğu için ne dediğini duymuyordum ama gülümseyerek ve coşkuyla anlatışına bakılırsa yanındaki arkadaşına ilginç bir şey anlatıyordu sanırım. Sonra teyzenin dişlerini farkettim. Daha doğrusu eskiden dişleri olan şeyleri diyeyim. Teyze üstüne başına gösterdiği özeni kendine pek göstermemiş derken, teyzenin hararetle bir şeyler anlattığı arkadaşı bir adım geri gidip ondan uzaklaştı. Teyze hiç bozuntuya vermeden ve anlatmayı kesmeden diğer yandaki arkadaşına! dönüp anlatmaya devam etti. 2 saniye sonra o abi de bir adım geri atıp teyzeden uzaklaştı. Denizotobüsü uzaktan mendireğin burnunu dönüp menzile girdiğinde teyzenin kurbanları baya artmıştı. Sıra bana gelmeden ben de kaçayım dedim ve o bir adımı attım. Ve farkına vardım. Teyze olayı çözmüştü aslında. Etrafında 1 metre çapında nefis bir kişisel alan oluşturmuştu. Şu vıcık vıcık sosyal medya sayesinde tuvalette bile yalnız kalmadığımız günlerde kadın şehrin göbeğinde bu kalabalığın içinde mis gibi kişisel alan yaratmıştı. Mutluydu lan resmen? O an dedim ki delilik güzel şey arkadaş, deli sensen tabi. Gerisi hikaye.
Şimdi sen bunu buraya kadar okudun ya sana da helal olsun. Sabah sabah uyuyamadım denizotobüsünde, teyzeyi yazayım dedim. Başka bi amacım yok, bir mesaj falan hiç yok.
İskelenin kapısı açılınca en önde koştu teyze denizotobüsüne. Zıplaya zıplaya. Halat atan adama el sallayıp gülerek birşeyler söyleyip girdi içeri. İçersi kalabalıktı göremedim sonra bir daha.
Öyle işte. Günaydın cümleten.
25.08.2014

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: